Soru 1
Montesquieu'nün "Kanunların Ruhu" adlı eserinde öne sürdüğü kuvvetler ayrılığı ilkesi, mutlak monarşileri nasıl etkilemiştir? Bu ilkenin, 18. yüzyılda Osmanlı Devleti'ndeki merkezi yönetim anlayışına temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?
- A
Kuvvetler ayrılığı, mutlak monarşilerde yürütme gücünün daha da güçlenmesini sağlamış, Osmanlı'da ise padişahın yetkilerinin sınırlandırılması yönünde bir talep doğurmuştur.
- Doğru cevap
Bu ilke, mutlak monarşilerin keyfi yönetimini sınırlandırarak anayasal sistemlere yol açmış; Osmanlı'da ise tek elde toplanan gücün (padişah) denetimsiz kalmasına bir eleştiri getirmiştir.
- C
Kuvvetler ayrılığı, mutlak monarşileri tamamen ortadan kaldırmış, Osmanlı'da da derhal laik bir yapıya geçilmesini zorunlu kılmıştır.
- D
İlke, mutlak monarşilerde dini otoritenin güçlenmesine neden olmuş, Osmanlı'da ise şeyhülislamın yetkilerinin artırılması yönünde etki yapmıştır.
- E
Bu ilke, mutlak monarşilerin ekonomik politikalarını iyileştirmiş, Osmanlı'da ise merkantilist uygulamaların benimsenmesine katkı sağlamıştır.
Çözüm
Doğru cevap B şıkkıdır. Montesquieu, kuvvetler ayrılığı ilkesiyle (yasama, yürütme, yargı) mutlak monarşilerin keyfi ve denetimsiz yönetimini eleştirmiş, bu da Avrupa'da anayasal monarşilere geçişi hızlandırmıştır. Osmanlı Devleti'nde ise 18. yüzyılda, padişahın mutlak otoritesi (merkezi yönetim) devam etmekteydi; kuvvetler ayrılığı fikri, Osmanlı aydınları tarafından, padişahın sınırsız gücünün denetlenememesine yönelik bir eleştiri olarak algılanmış ve sonraki reform hareketlerinde (örneğin Tanzimat) etkili olmuştur. Diğer şıklar, tarihsel gerçeklikle örtüşmemektedir.